[Hayao Miyazaki] Siz hikaye anlatabilir misiniz?

Herkes hayal kuramaz. Hayal kurabilmek gerçekten büyük bir lütuftur. Herkez hikaye de anlatamaz. Anlatırken hayal etmek gerek. Hayao Miyazaki hayal kurar, onunla yaşar, hikayeyi oluşturur…

 

© Studio Ghibli. Art by Eric Mario Hernandez

Hayao Miyazaki‘nin ilk kez bir filmini izlediğimde sanıyorum lise son ya da üniversitenin ilk yıllarındaydım. O zamanlar pek animasyon merakım yoktu. Hani çocukluğumda da Heidi, hayal meyal hatırlatığım Arı Maya ve Walt Disney dünyası benim kuşağımı rehin almıştı. İlk izlediğim filmi Komşum Totoro (Tonari no Totoro) ile animasyon dünyasının içine daldım. Ardından gidip bütün filmlerini satın almış arka arkaya izlemiştim o zaman ve devamında başka yönetmenler başka filmler geldi. Sonradan öğrendim ki Adile Naşit’in kuzularından biri olup masallarını dinlerken bir yandan da Heidi dolayısıyla tanışmışım kendisiyle bilmeden .

Sonraki karşılaşma Japonya Yokohama’ya gittiğimde oldu. Ben evinde kaldığım İngilizce’yi pek de bilmeyen 16 yaşındaki Japon kızına Miyazaki’yi çok sevdiğimi söylüyordum ve aynı gün Miyazaki film karakterlerini ve oyuncaklarını satan bir dükkan ile karşılaşmamız güzel bir sürpriz oldu. Dil bilmesek de kocaman bir ortak nokta bulmuştuk. Eh takdir edersiniz ki kendimi kaybettim dükkanda birkaç Totoro, bir kedi otobüs edindim, aklım devasa yumuşak Totoro’da kalarak, bir de hediye Gigi ile eve döndüm.

Hikaye anlatıcı değil, resim çizen bir adam

Öncelikle bir çizgi roman çizeri olarak kendini adlandıran ve fotoğraf çektirmekten hazetmeyen Hayao Miyazaki, ya da Japonca söylersek –soyad önce- Miyazaki Hayao, üniversiteden mezun olduktan sonra Toei Animasyon Şirketi’nde animatör olarak çalışmaya başlıyor kariyerinin ilk başında. Bu sırada Heidi’yi beraber yarattığı Isao Takahata ile tanışıyor. Manga çizeri animeci Miyazaki, Ruhların Kaçışı (Sprited Away) ile ilk Oscar’ını kazanıyor. Rüzgarlı Vadi’den (Nausicaä of the Valley of the Wind ) sonra Ghibli’yi kuruyor ve onlarca filme yönetmenliğin yanısıra metin yazarlığı da yapıyor. Wikipedia’ya göre filmlerindeki karakterlerin isimlerinde ‘no’ olmasının sebebi beraber çalıştığı yapımcı Suzuki’nin Prenses Mononoke‘nin (Princess Mononoke) ilk adı olan Ashitaka’yı beğenmemesi ve içinde no geçen adların daha çekici olduğunu söylemesi olarak rivayet ediliyor.

Bir röportajında filmlerindeki hikayelerin story boardlar hazırlanırken oluştuğunu, geliştiğini söylüyor Miyazaki. Kendi içinde bir yöntem ve düzenleme ile tabi. Onun için karakterler tekrardan ve devamlı onları düşünmekten doğuyor.

Aklımda karakterlerin dışhatları var. Tekrar tekrar düşünmekten bir süre sonra kendim karakter haline gelirim ve defalarca hikayeyi, hikayenin geçtiği yerleri ziyaret ederim. Karakteri çizmeye başladıktan sonra ama yine tekrar tekrar yaparım bunu. Ve sonunda deadline’den hemen önce biter işim karakterle.

Kendisini bir hikaye anlatıcı değil, resim çizen bir adam olarak tanımlasa da hikayenin gücüne, insanı değiştiren, şekillendiren, etkileyen ve şaşırtan bir gücü olduğuna inanıyor ve izledikçe bizim de inancımızı artırıyor. Lupin’in güzelliği ve iyiliği, Laputa’nın ihtişamı ve gizemi, Totoro’nun sevimliliği ve olağanüstülüğü, Kiki’nin süpürgesi ve Jiji‘si, Mononoke’nin aykırılığı, Howl’un yürüyüp şaşırtan kalesi, kedi bir otobüs edinebilme ihtimalini, ortalıkta gezinen karakurumları seviyor, hem de çok seviyorum.

Hayao Miyazaki ile ilgili birkaç detay:

  • Fotoğraf çektirmekten hoşlanmıyor.
  • Uluslararası İlişkiler ve ekonomi okudu.
  • 1965’ten bu yana animasyon yapıyor.
  • “Gözlerim çok yoruldu artık çizemeyeceğim” dedikten sonra önce Ruhların Kaçışı (Sprited Away) ardından Howl’un Yürüyen Şatosu‘nu (Howls Moving Castle) yaptı. Ardından Küçük Denizkızı Ponyo (Ponyo) geldi.
  • Son filmi Kırmızı Kanatlar bu yıl gösterimde olacak.
  • 6 Ocak 1974′ten 29 Aralık 1974′e kadar 52 bölüm Heidi için sahne tasarım ve düzenlemesini yaptı.
  • Filmlerinin en bilindik özelliği eşsiz şahane dış mekan tasarımları ve peyzajları.
  • Destek verdiği Totoro Forest Project adlı bir oluşum var. Bir bakmanızı tavsiye ederiz.
  • Filmlerinde hep bir domuz var. Bunun kendisi temsil ettiği söyleniyor.
  • Manga çizeri Tezuka Osamu’dan etkilendi.
  • Hep söylendiği üzere; Miyazaki Japonya’nın Walt Disney’i olarak anılsa da kendisi bu benzetmeden pek hazetmez.
  • Ruhların Kaçışı (Sprited Away) ile Oscar kazandığında ödül törenine katılmamış ‘Irağı bombalayan bir ülkede bulunmak istemediğini’ dile getirmiştir.
  • En büyük ilgi alanlarından biri eski uçaklardır.
  • Son olarak Ghibli Museum’a mutlaka gitmeli!
Hayao Miyazaki mutlu günler olsun, doğumgünü kutlu olsun!

written by

sanat yöneticisi | sanatçı temsilcisi | yazar | çizer | tiyatro | handmade | keçe | tetrahedral.org | exdergi.com
Related Posts

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>