[Gezici Festival] Bu festival uzun sürer
Gezici Festival’in Sinop’taki son gününde hem buradan ayrılacağımıza üzgün hem İzmir’e gideceğimize sevinerek takip edeceğiz festivali. Sinop’ta festivalin son günü…
Dün bahsetmiştik günün yoğun olacağından. Güneşe karşı limanda kahvemizi içip, biraz çalıştıktan sonra Sinop kadınlarının yaptığı yöresel yemekleri tattı festival konukları. Sinema Deniz’de 12’de başlayan Nefes (Breathing) izleyenlere bir yeni sinema tadı yaşattı. Çok kalabalık bir seans değilse de Sinop halkı Nefes’teydi…
Gezici Festival tekne ile Sinop’u kıyıdan kıyıdan gezdi, festival denize indi. Ve ardından 15:00’de bir sessiz film olarak The Artist karşımızdaydı. 2011 Fransız yapımı <1920’lerin Hollywood’una bir aşk mektubu…> diye aksedilen Michel Hazanavicius filmi The Artist’te 1920 sonlarında yıldızı parlak, kadınların sevgili, yakışıklı başarılı bir oyuncu olan George’un sessli sinemanın çıkışı ile yıldızının sönüşü, çöküşü gösterilmektedir. Yanlışlıkla çarptığı genç ve güzel kadın Peppy ile çekilen fotoğrafları genç ve güzel kadına büyük bir ünün kapılarını açar. George’un şöhreti ve serveti bitip tükenmişken Peppy yanındadır. Film sessiz çekilmiş olup küçük sürprizleri de içinde barındırır…
TheArtist’in ardından John Houston’un Uygunsuzlar / The Misfits’ı Sinema Deniz’de idi.
Ardından başlayan Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi ise Sinoplu izleyici ve İstanbul’da izleyememiş ben için festivalin bekleneni olarak geceyi sonlandırdı. Oyuncu Cengiz Bozkurt’un katılımı ile gerçekleşen filmin ardından bir de söyleşi gerçekleşti.
Bir kara mizah olarak Celan Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’ni dolduran, merdivenlerde oturup izleyen kalabalık filmi çok sevdi. Bir izleyici tarafından Cohen Kardeşlerden, Çehov’a farklı okumalar ile algılanan filme dair oyuncu Cengiz Bozkurt, ölümün hayatımızda nasıl bir yer kapladığı, bazen nasıl da ölüm ve benzeri durumlarda absürd ve mizahi anlar yaşadığımızdan bahsetti. Dizi ve film setinin farkı, dizinin ve setinin bir çeşit fast food oluşu, sinemanın ise keyifli leziz bir masa olduğu benzetmesini yaptı… Sinema daha keyifle, zamana yayarak yapılıyordu, dizi hızlı.
Sonrasında Gezici Festival olarak yine Sinop Kültür ve Turizm Derneği eşliğinde gittiğimiz Saray Restaurant’taki yemek sırasında bir de röportaj yaptık Cengiz Bey’le. Umuyoruz ki arkadan gelen keyifli rakı sofrasının muhabbeti iyi gelir de duyulmaz kılmaz röportajı. Hadi olmazsa tekrar İstanbul’da buluruz nasılda Celal Tan ve Ailesi ekibini… Röportajın ardından yemek, Sinop Kültür ve Turizm Derneği ve ardından Sinop Bienali’nden Melih Görgün ile hem bienal hem Sinop’taki atölye çalışmaları, kültür sanat girişimleri üzerine muhabbet keyifli idi.
Hem Gezici Festival’e hem Sinop Kültür ve Turizm Derneği’ne teşekkür ediyoruz. Bu şehir daha çok festival görür.
Bugün festivalde ne var?
Sabahki Beyaz Ev’deki kahvaltının ardından ayrılıyoruz Sinop’tan. Bugünse programda:
12:00’de Kısa İyidir bölümünde tam İspanya, Yunanistan, Meksika, Fransa, Hollanda ve İsveçten kısa filmler gösterimde olacak.
Saat 15:00’te Polonya’dan Greg Zglinski yönetmenliğinde Cesaret (Courage), 17:30’da Dardenne Kardeşler’den Söz (The Promise) izleyiciyle buluşacak.
Festivalin kapanışı ise Özcan Alper’in Gelecek Uzun Sürer filmi ile gerçekleşecek. İstanbul’da müzik araştırmaları yapan ve ağıtlar üzerine araştırma yapmak üzere güneydoğuya giden Sumru’nun yolu Diyarbakır’da korsan DVD satan Ahmet, kilisenin bekçisi Antranik ve bölgede durumlara ve hallere tanıklık eden birçok kişi ile keşişir. 2011, Türkiye, Almanya, Fransa ortak yapımı film En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Müzik ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerinin sahibidir…








[...] en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu da dahil olmak üzere 10 adaylıkla yerini alan, hazır biz Gezici Festival’de görmüş beğenmişken bu filmi görmekte fayda var. Film sinema sanatının sessiz dönemine [...]