[Kapadokya Caz Günleri] Balonlu bir son gün
Ortasındayız, yaklaşıyor, geldi gelecek derken Kapadokya Caz Günleri’nin bu yıl ki son gününe geldik çattık. Bu yazıda lirik olmayayım diyorum aksi halde içinden çıkamayabilirim.
Son günümüzde Kapadokya’nın meşhur balon turlarından biri ile başlıyoruz güne. Gün dediysem balon turu için 5.40 sularında sizi balona götürecek aracın kapıda olduğunu belirtmekte fayda var. Gözlerimizi ovuştura ovuştura balon firmasının kahvaltı salonuna götürülüyoruz, yiyecek bir şeyler atıştırdıktan, sıcak içeceklerle mümkün olduğunca içimizi ısıtmaya çalıştıktan sonra tekrar araçlara biniyoruz ve balonlara doğru yola çıkıyoruz. 24 kişilik bir balon bizimkisi, koca bir hasır sepetin içinde 24 kişi, merkezde kaptan yer alıyor ve bizi ani hareketler yapmamız konusunda uyardıktan sonra balonumuzu uçuruyor. Ben ilk kez balonla uçan bir insancık olarak durumdan gayet memnun ve yukarıdaki sessizlik ve içimdeki huzur karşısında şaşkınım. Ne bekliyordum bilmiyorum ama bu derin sessizliği beklemediğim belli. Tabii arada balona sıcak hava takviyesi için ateş körükleniyor ama o kadarcık da ses oluversin değil mi? Rüzgâr bizi seviyor ve bırakmak istemiyor, 3 denemeden sonra ancak 4. sünde iniş yapabiliyoruz ve üstün başarı sertifikalarımızı alıp, şampanyamızı patlatıp, hatıra fotoğrafımızı da çektirip günün etkinliklerine katılmak üzere yolumuza devam ediyoruz.
Günün ilk konseri Forum Kapadokya Alışveriş Merkezi’nde Ozan Musluoğlu Quartet & Meltem Ege. Bugün pazar olduğundan sebep sanırım alışveriş merkezi önceki güne nazaran daha kalabalık. Konser Ozan’ın 40th Day albümünden besteleri ile başlıyor. Albümü dinlemeyenleriniz var ise caz severlere şiddetle tavsiye ediyorum. Sahnedeki diğer sanatçılar; piyanoda Uraz Kıvaner, tenor ve soprano saksafonda Engin Recepoğulları ve davulda Ferit Odman. Birkaç parça sonra yüksek enerjisi ile Meltem Ege de sahnedeki yerini alıyor. Alışveriş merkezindeki insanlar oldukça ilgili, kimi yakaladığı yerden sonuna kadar izliyor konseri kimi ise biraz kulak kabartıp yoluna devam ediyor. Konser bitince biraz dinlenip akşamki konsere gitmek üzere otelimize geçiyoruz.
2. Kapadokya Caz Günleri’nin kapanış konseri çok değerli müzisyenlerle çok çok önemli bir mekânda gerçekleşiyor. 1500 yıl önce keşişlerin ve rahiplerin barındığı mekânlardan biri olan Bezirhane’deyiz. Kapadokya’daki hemen her eski yapıda olduğu gibi taş bir yapı ve tonozlu bir salondayız. Bu etkileyici mekâna bir de Ayşe Gencer & İmer Demirer Quartet’in müziği eklenince bu gecenin unutulmaz olmaması için hiçbir sebep kalmıyor. Konser, enstrümantal parçalar ile başlıyor. Trompette İmer Demirer, piyanoda Serkan Özyılmaz, kontrbasta ise Ozan Musluoğlu eşsiz icraları ile bizleri büyülüyor. Ardından etkileyici sesi ve özgün yorumu ile Ayşe Gencer sahnedeki yerini alıyor ve başından sonuna muhteşem bir gece yaşıyoruz. Salon diğer konserlerde de olduğu gibi dopdolu ve ne konser ne de caz günleri bitsin istemiyoruz. Ama yapacak bir şey yok konser bitiyor ve dolayısıyla 2. Kapadokya Caz Günleri de…
Öncelikle nice nice Kapadokya Caz Günleri olsun ve başka Anadolu kentlerimizde de böyle etkinlikler gerçekleşsin istiyorum. Kapadokya Caz Günleri’nin yaratıcıları İpek Erdem ve Elif Kayaman’a bu son derece faydacı ve paylaşımcı organizasyondan ötürü sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum. Her yaştan, her sosyal durumdan, kısacası her halden Kapadokya insanının caz ile buluşmasını hedefleyen organizasyon son derece başarılı bir şekilde sonlandı ve hedeflenen kitleyle birçok farklı mekânda, farklı konseptlerdeki müziklerin buluşması sağlandı. İstanbul, Ankara ve Kayseri’den de caz günlerine ilgi vardı, benim kaçırdığım başka şehirlerden gelen izleyiciler varsa aflarına sığınıyorum. Şimdilik benden bu kadar, bol müzikli, bol keyifli günler efendim.













Leave a Reply
Want to join the discussion?Feel free to contribute!