[Merve Engin] Tek kişilik oyunlar
Merve Engin’i ilk kez Kıyıya Oturmanın Böylesi ile izledik, hala da izliyoruz. Oyun kendi çapında bir hayran kitlesiyle, kulaktan kulağa kendi yaptı reklamının çoğunu ve çok beğenildi. Geçen senenin rüzgarı bu sene hızını arttırdı ve Merve bu sezona iki yeni oyunla perde açtı. Biri “Kaplumbağalar Şişmanlamaz. Çünkü Kabukları Vardır.”, diğeri ise Mine Söğüt’ün Deli Kadın Hikayeleri isimli kitabından Sinekler Sevişirken. Mine Söğüt yazdı, tasarladı, yönetti. 30 dakikalık bir kabus olarak betimlenen oyun gene tek kişilik ama bildiğimiz o Merve Engin tarzının bayağı dışında: hiç ama hiç komik değil.
Merve Engin, hadi kısaca kendinden bahset bize.
ME: 1984 doğumluyum. En sevdiğim renk mavi. Bu aralar Mine Söğüt’le çalışıyorum.
Sineklerden bahsedelim o zaman. Nasıl bir araya geldi Mine Söğüt ile Merve Engin? Hele bu tarzdan çok farklı olan bir önceki oyunun ‘Kıyıya Oturmanın Böylesi’nden sonra.
ME: Bizim yollarımız 2009’da kesişti. İlk yazar olarak tanımıştım Mine’yi. O zamanlar bir web sitesi vardı, Deli Kadın Hikayeleri ilk orada yayınlanmıştı. Ta o zaman ben bunlardan bir oyun yapsak demiştim.
Demek fikir senden çıktı?
ME:Evet ama çok da yalnız değilim. Mine de aslında geçmişte tiyatroyla amatör olarak ilgilenmiş. Onun da eskiye dayanan bir oyunculuk, tiyatro merakı varmış.
MS: Lise ve üniversite yıllarında amatör olarak oyunculuk yapmıştım, sonrasında da sıkı bir seyirci olarak tiyatro hep hayatımdaydı. Sinekler Sevişirken, benim ilk yönetmenlik deneyimim oldu.
ME: İşte böylece bizim Mine ile olan uzun süreli flörtümüz başladı. Ne yapsak ne etsek diye kafa kafaya verip konuşuyorduk. Sonra bu yıl biz iyice niyetlendik bu işi yapmaya. Aslında bu oyunu daha geniş bir sürece yayarak çalışmayı planlamıştık. Sonra Mine’nin kitabı fuara yetişecek diye, biz de hadi kitapla beraber oyunu çıkaralım dedik, hızlandık ve 10 Kasım’a yetiştirdik oyunu. 1 Aralık’ta Kumbaracı50’de ve ardından tekrar Sahnehal’de oynayacağız.
Sinekler Sevişirken. Deli Kadın Hikayeleri’nin içindeki diğer hikayelerden nasıl öne çıktı?
MS: Aslında o Merve’nin tercihiydi.
ME: Biz buradan söyleyelim de yapamazsak biz utanırız: Biz bir üçleme istiyoruz. Diğer hikayelerden de iki tanesini sahneye aktarma planımız var. Sinekler Sevişirken bu üçlemenin ilkiydi. İkincisi “Naz Neden Derine Gömmemişti Kediyi?”, üçüncüsü de aklımızda ama onun dekorunu nasıl yapacağız hala onu düşünüyoruz.
Merve bize biraz tek kişilik oyunlardan bahsetsene. Alıştık seni hep tek kişilik oyunlarda görmeye? Kendini daha rahat hissettiğin bir kulvar mı yoksa çalışılması daha rahat olduğu için mi sahnede yalnız izliyoruz seni?
ME: Abi denk geldi ya! Şimdi Tiyatrohal ile yeni bir oyun çalışıyorum: Beyaz mı Yaka?. Bu sefer tek kişilik bir oyun değil. Tiyatrohal yeni bir sahne açıyor, ismi Sahnehal. Sahne açılışı nedeniyle biraz gecikti oyunumuz ama umuyoruz ki Aralık sonuna yetiştireceğiz. Bayağı ekibim olacak nihayet. Ama geçen yıl hakikaten kimseyi bulamadım çalışmak için.
Birçok oyuncunun problemi herhalde bu, değil mi? Sonuçta çalışmak için bir yönetmene bağlıyız.
ME: Bence çok tembeliz oyuncular olarak. Bu seneki bir diğer oyunum ‘Kaplumbağalar Şişmanlamaz Çünkü Kabukları Vardır’da yönetmen Antonio Fava olmasına rağmen çok az çalışma imkanı bulduk kendisiyle oyun üzerinde. Oturup çalışınca tek başına da oyun çıkarabiliyorsun yani.
Hazır oraya gelmişken Kaplumbağalar Şişmanlamaz Çünkü Kabukları Vardır üzerine de konuşalım. Bu oyun süreci nasıl başladı? Nerede oynuyorsun şu anda?
ME: Nilgün Kurt, (Kumbaracı50 Genel Koordinatörü) benim kariyer sorumlum. Çünkü geçen yıl Kıyıya Oturmanın Böylesi’ni artık bir oyun çıkarmalıyım hissiyle çalışıyordum ve her önüme gelene de çıkaracağım bu yeni oyundan bahsediyordum. Sonra Nilgün beni aradı Eylül ayının son 2 günü ve “Ne zaman yapıyorsun şu senin yeni oyunu?” dedi. Ben de “Çalışmalara başlıyorum şimdi”, dedim. O da “Tamam o zaman 27 ekime koyuyorum seni”, dedi. ‘Nilgün, bak yetiştiremeyebilirim’ gibi ağlamalarıma kulak vermeyip, bunun onu ilgilendirmeyeceğini söyleyerek kapattı. İşte böylece Kıyıya Oturmanın Böylesi çıkmış oldu.
Bu sene de Kumbaracı50’nin sezon başı toplantısı yapılıyordu. Geçen yıldan devam eden oyunları sayarken bizim ismimizi de saydı. Sonra bu sene yeni çıkanlar üzerinde konuşurken 27 Ekim’de Merve de yeni bir oyun çıkaracak dedi. Ben oyunumun henüz çıkmadığını söyleyince, “Olsun şekerim, sen yap. Yetiştiremezsen biz de sadece sana güleriz” dedi. Son sürat bir çalışma temposu sonrası ‘Kaplumbağalar Şişmanlamaz…’ çıktı. O sırada Mine’yle konuşup bu oyunu da yetiştirebilecek miyiz diye kaygılanmıştık ama sonra yetiştirdik. Kitabın da çıkışıyla beraber, reklamımızı bir arada yapalım dedik.
Ne kadar zamanda çıkarttınız ‘Sinekler Sevişirken’i?
Geceli gündüzlü 1 ay.
Biraz da sizi dinleyelim Mine Hanım, ne içinizi kaşındırdı, iştahınızı kabarttı bu oyunla ilgili?
MS: Sert ve ağır bir hikaye. Rahatsız edici bir oyun. Benim yönetmen olarak Merve’nin de oyuncu olarak nihai amacımız bu hikayeyi seyirciye geçirebilmek, o rahatsızlığı vermek.
Hikayeden sahneye uyarlamak hep biraz zor olmuştur yönetmen için. Sizin durumuzda bu sıkıntı minimale inmiş olsa gerek, çünkü bunlar sizin hikayeleriniz.
MS: Ben bu hikayeleri yazarken onların çok teatral olduğunu hep biliyordum. Gerçekten gönlümden çok geçiyordu onları sahneye koymak. Umarım hikayelerim diğer yönetmenleri de heyecanlandırır. Ben çok seviyorum farklı disiplinlerden insanların, kendi enerjilerini başkalarının işlerine harcayıp yepyeni bir şey ortaya çıkarmalarını.
Bir yandan da başka bir yönetmenin elinde ne olurdu, başka bir yönetmenin elinde bu metin nasıl evrilirdi çok merak ediyorum. O da başka bir heyecan elbette. Benimki bir denemeydi. Biz kendimizi çok iyi hissediyoruz yaptığımız işle ilgili, devam da edeceğiz elbette. Ama öyledir ya, klasik metinler her oyuncunun, yönetmenin elinde başka türlü yoğrulur. Ben de çok memnun olurum bir yazar olarak işimi, başka bir yönetmenin gözünden izleme şansı bulursam.
Yoğun bir görselliği ve bir dili var yazdıklarımın. Çok sahnede görmek istememe rağmen kendim bunları sahneye koyacağım gibi bir düşüncem yoktu başta. Merve’nin de enerjisiyle buraya geldik.
‘Sinekler Sevişirken’, ‘Kaplumbağalar Şişmanlamaz Çünkü Kabukları Vardır’, ‘Kıyıya Oturmanın Böylesi’ ve dahası sezon boyunca sahnede…













[...] önce GriZine’de bir sohbet de ettiğimiz Merve Engin’in oynadığı oyun Commedia Dell’arte’nin varyasyonu olan ve 16. yy sonlarında Giovanni [...]