[Vijay Iyer] Matematik, fizik ve müzik
New York Times’ın “saldırgan ve zengin” olarak tanımladığı Vijay Iyer, davulda Marcus Gilmore ve bas gitarda ise Stephen Crump’ın eşlik ettiği triosu ile birlikte Babylon’da Akbank Caz Festivali kapsamında geçtiğimiz ay bir konser verdi. Konserde Historicity albümünden parçalar seslendirdiler. Duke Ellington ve Debussy gibi müzisyenlerden ilham aldığını duyduğumuz genç müzisyen Vijay Iyer‘in Hint kökleri, matematik ve fizik eğitimi, müzik yazıları derken, merak ettik birkaç soru sorduk…
Matematik ve fizik okudun. Senin müziğinde bu fizik ve matematik deneyiminin bir etkisi var mı sence?
1994’te matematik&fizik bölümünü bıraktıktan sonra, müzik algısı üzerine doktora yaptım. Müzisyen olarak hepsi birbiriyle çok bağlantılı. Bilimsel olarak müziğin insanlar üzerinde nasıl işlediğine ilişkin anlayış ya da akıllarımızın ve bedenlerimizin nasıl müziği algıladığı, deneyimlediği ve yarattığı meseleleri en önemli şey bizim üzerimizde, özellikle müzisyenler için… Kompozitör ve kendini, müziğini geliştiren bir müzisyen olarak bu konudaki araştırmalar ve bilgiye yönelik anlayış beni daha yaratıcı karar vermem konusunda destekleyen şeyler.
Websitende yazdıklarına ilişkin bir bölüm var. Müzik üzerine yazıyorsun. Yazmak senin için ne ifade ediyor? Müzik yazmanın, kompoze etmenin yanısıra müzik hakkında yazmak nasıl?
Sanırım bu alanda, müzik alanında yazmaya denemeler ve akademik yazılar yazarken başladım. Daha sonra farklı yayınlardan makaleler yazmak üzere teklifler aldım. Belki de sadece ‘type’ etmeyi bildiğimdendir. Sanatçıların kendi işleri hakkında ve disiplinleri üzerine yazılar yazmasını hep sevdim. Bu bana aynısını yapmak konusunda ilham verdi.
Hindistan kökenlisin ve müziğinde batı cazı ile klasik Hint müziğini birleştiriyorsun. Bu iki farklı sound’u birleştirmek nasıl hissettiriyor? Köklerin müziğini nasıl etkiliyor sence?
Farklı disiplinler ve geleneklerden insanlarla işbirliği yapıyorum ama tarzları karıştırdığımızı, birleştirdiğimizi düşünmüyoruz. Sadece, bildiğimiz, dayandığımız yerden birşeyleri yapılandırmayı düşünüyoruz. Tirtha güney Hindistan’ın kent merkezlerinde büyümüş ve şu anda Amerikada yaşayan üç müzisyenden oluşan kollektif bir proje. Birçok ortak noktamız var. Sanki kuzenimle takılıyormuşum gibi! Dolayısıyla birlikte müzik yapmak kolay ve keyifli.
Hint müziğinin prensipleri ve biçimi üzerine okudum ve bu benim köklerimin bir kısmı. Beni etkileyen en büyük şeylerden biri köklerim tabi. Ama aynı zamanda Afrika vurmalıları, Avrupa klasik müziği, modern kompozisyon ve elektronik müzik eşit derecede beni ve müziğimi etkileyen şeyler.
İşlerimde Hint müziğinden etkilendiğime ilişkin en spesifik gösterge ritmik ölçüler sanırım. Ben müziğimde farkı ritmik tekrarlar, permütasyonlar ve Carnatic tekniklerden elde edilen yöntemler kullanıyorum. Aynı zamanda bazen armonik/melodik kısıtlamalar olarak raga biçimlerini de kullanıyorum. Mesela bütün bir parçayı sadece altı boşlukla/esle tamamlıyorum. Ve en çok da bu farklı geleneklerden doğan doğaçlamaların rolü ve birbirlerini bilgilendirmeleri üzerine kafa yoruyorum.
Türk müziği hakkında ne düşünüyorsun, tanıdık mı senin için? Türkiye’den son zamanlarda keşfettiğin dinlediğin bir müzisyen ya da grup var mı?
Türk müzği hakkında çok az şey biliyorum açıkcası. Öğrenmek istiyorum tabi.
Kendini evinde gibi hissettiren bir şehir var mı senin için?
Bazen çok seyahat ediyorum. Buna bana yollar evimmiş gibi hissettiriyor…
Sosyal medya ile aran nasıl? Aktif bir kullanıcı mısın?
Sanırım yeteri kadar aktifim. Twitter ve facebook sayfalarıma gelip bir selam verebilirsiniz.
Bu kısa röportajın yanısıra aşağıda da Historicity üzerine Vijay Iyer’i dinleyebilirsiniz…















Leave a Reply
Want to join the discussion?Feel free to contribute!