[Zola Jesus] Müziğin en anti kahramanı
Uzun zamandır beklenen, karanlık bir fenomen: Zola Jesus parlak sarı saçları ve gece karanlığı sesiyle 15 Kasım’da Babylon sahnesinde olacak.
Müziğini tarif etmek zor olsa da içinde klasik, elektronik, gotik ve endüstriyel müziği, aynı zamanda deneysel rock’ı barındıran bir ‘sound’u olduğunu söyleyebiliriz. İsmi ise, tahmin edebileceğimiz gibi, Jesus Christ ve en sevdiği yazar olan Emile Zola’dan geliyor.
Zola Jesus, hala öğrenciyken, soğuk kış aylarının da etkisiyle kendi evinde kaydettiği ilk albümü The Spoils’i 2009 yılında yayınladı. Ertesinde Tsar Bomba ve New Amsterdam EP’lerini çıkardı ve 2010’da Fever Ray’in Avrupa turunda sahne aldı. Aynı sene içerisinde, Giulio Paradisi’nin aynı isimli filminden yola çıkan ve kendi sözleriyle “çok daha fazla çaba”yla ortaya çıkarttığı Stridulum EP’si yayınlandı. Daha sonra albüme dönüşecek olan Stridulum, Zola Jesus’a asıl ününü kazandıran kaydı oldu. Stridulum II ise NME tarafından “karanlık başyapıt” şeklinde anılacak kadar başarı yakaladı.
The Q Magazine Zola Jesus’ın müziğini “tüyler ürpertici bir vokal ve baş döndürücü, elektronik bir atmosfer” olarak tarif ediyor ve Florence Welch ve Siouxsie & The Banshees ile arasındaki benzerliğe dikkati çekiyor; biz de katılmamazlık edemiyoruz.
Severek dinliyorduk, performansının da müziği kadar derinden etkileyici olacağını biliyoruz. Güncel alternatif müziğin en “anti” kahramanı Zola Jesus’u Babylon’da, tabii biz de.







Leave a Reply
Want to join the discussion?Feel free to contribute!