[Kampüste Caz] İlk konser: Alp Ersönmez
21. Akbank Caz Festivali kapsamındaki Kampüste Caz konserlerinin ilki dün Galatasaray Üniversitesi(nde gerçekleşti. Alp Ersönmez tüm sempatikliği, hoş sohbeti ve usta bas gitaristliği ile keyifli bir konser dinletisi sundu. Bakalım neler oldu?
Önümüzdeki Pazartesi başlayacak Kampüste Caz Anadolu Tunesi öncesi tüm işlerimi tamamlayabilmek için eve kapanmışken, konser için evden çıkınca havanın inanılmaz soğudunun farkına vardım. Bu detayın konser ile alakası olmadığını düşünebilirsiniz, Ancak İstiklal Caddesi boyunca yürürken karşılaştığım herkes şu soruyu sordu: “Sence bu soğukta salon dolu olacak mı?” Hali hazırda dersten çıkan öğrenciler olacağı için ben bir şekilde doluluk olacağına emindim. Ve fakat gittiğimde öğrenci olmayan insanların da gelmiş olduğunu görünce çok sevindim. Ayrıca merak edenlere söylemeliyim ki, salon tamamen doluydu. Eğer konser ile ilgili tek ilginizi çeken bu ise, yazıyı okumaya devam etmeyebilirsiniz.:)
Öncelikle, önümüzdeki haftadan itibaren 10 gün boyunca duyacağınız ekibi kısaca tanıtmakla başlamak istiyorum: Alp Ersönmez’e hem bu konserinde hem de önümüzdeki konserlerinde eşlik eden üç şahane müzisyeni kısaca hatırlatayım: Tenor saksafonda Engin Recepoğulları, aslen siyasi bilimler mezunu. Kampüs hayatını ise Dokuz Eylül Üniversitesi’nde geçirmiş. Erkan Oğur’dan Ricky Ford’a kadar birçok müzisyen ile çalışmaları mevcut. Dün ise özellikle Miles’a selam ettiği solosu ile tüm salonu coşkuya boğdu.
Birçoğumuzun Kangroove’un klavyecisi olarak bildiği Can Çankaya ise yaklaşık 13 yıldır Alp ile birlikte aynı sahnede yer alıyor. Ece Göksu ile de birlikte projeler yapan Can Çankaya’nın kampüs hayatını nerede geçirdiğini henüz bilmiyorum. Öğrenince paylaşacağım. (Bu arada eksisozluk’te can cankaya başlığı altında yazılanlara aldanmayın. Orada bahsedilen trompetçi Cana Cankaya) Dün gece kendisinin de çalarken büyük keyif aldığını bizlere gösterdi. Son derece güleç ve enerjik bir karaktere sahip.
Gelelim, davula: Ediz Hafızoğlu. Bir Trakyalı olan Ediz, müzik hayatına küçük yaşta darbuka ile başlıyor. Ricky Ford, Chuck Israils, Dusko Goykovich, Eddie Henderson, Juini Booth, İmer Demirer, Randy Brecker, Nasheet Waits, İbrahim Maalouf, Wolfgang Muthspiele, Sarp Maden, Selen Gülün, Önder Focan, Akın Eldes, Engin Recepoğulları, Alper Yılmaz, Sabri Tuluğ Tırpan, İlhan Erşahin, Garry Dial, Paula West, Hilary Cole, Mike Cooper, George Masterhazy, Oliver Groenewald… gibi müzisyenlerle farklı projeler altında performansları mevcut. Kampüs hayatına MSÜ Endüstri Tasarımı Bölümü’nde başlayan, Ediz, İstanbul Bilgi Üniversitesi Jazz Performance Bölümü’nde devam etmiş.
Bu ekipten dün akşam, Alp Ersönmez’in İlhan Erşahin ile projesi İstanbul Sessions’ın Night Rider albümünden Gece İnerken, “Yazısız” albümünden bolca Marcus Miller’ı hatırlatan bas solosuna ve vuruşlarına sahip Zorla Güzellik, albümde Erkan Oğur’un perdesiz gitarı ile eşlik ettiği Burada Bir Yaralı Var, önümüzdeki yıl çıkmasını planladığı elektronik ağırlıklı albümü Cereyanlı’dan Kaldığımız Yerden ve son parça olarak Beyoğlu’nda yolda yürürken yazdığı parçası Beyoğlu Blues performanslarını dinledik.
Zannediyorum ki Kampüste Caz Anadolu Turnesi boyunca, bu listenin hakim olacağı konserler olacak. Ha bu arada! Alp Ersönmez, konser sonrasında hem CD’lerini imzaladı hem de dinleyenlerle hoş sohbet etti. Diğer şehirlere duyurulur.
- Engin Recepoğulları
- Alp Ersönmez
- Cd imzalama
- Konser çıkışı
- Selam verirlerken
- Engin Recepoğulları ve Can Çankaya
- Konser öncesi















[...] tüm festival konserleri sırasında hep aynı parçaları çalıyor. Buna daha önce şu yazıda değinmiştim. ODTÜ oldukça güzel bir kampüs, bugüne kadar gitme sebeplerim hep bir konserin [...]