Sergi açılışında 5 çayı ikram etsek?

Alcohol art by David Fallis @ Soap Gallery

24 altı okuyamaz, festivale gidemez, alkolün mevz-u bahis olmasa da “bahane” olduğu alanlarda bulunamaz.

Festival, müzik, bar falan derken sergi açılışları da nasibini alıyor bu yasaktan. Aslına bakarsanız alkol servis edilmemesi, ne kadar sanat sepet toplumu olduğumuzu daha çok gösteriyor. Evet açılışlar bir serginin ne kadar iyi olduğunun kriteri değil. Ama “açılış” gibi bir adla özel bir gösterim yaptığınızda misafire ikram da gerekli aslında. Kimi galeriler kendi mutfaklarında yaptıkları punch’ı ikram ediyor, kimi yasak falan takmadan şarabını… Kimi de kuru kuru ağırlıyor. Gittiğim bir açılışta servis yapan garson –kendisi ile tanışıklığım olduğundan içini döktü- “5 çayı servisi mi yapsak diye düşünmüyor değiliz” dedi bir keresinde. Ama diğer taraftan başka bir açlışta izdiham yaşanıyordu… Ve kapı önünde birileri biralarını yudumladığı için dayak yedi.

Açılışta alkol servisi bir tarafa sanatı takip etmek, hayatının bir yerinde bulundurmak öyle pat diye olamıyor. Çoğu zaman körlerin sağırların birbirini ağırladığı bu sanat ortamında manadar bir hareket gerekiyorsa o da eğitimden geçiyor. Evet, eğitim şart. Sanat için de. Kimileri için bir sanat müzesine gitmek özel bir organizasyon ve lüks iken kimi için olmazsa olmaz oluyor: “Tiyatroya, sergiye gitmezsem olmaz. Nefes aldığım yerler oralar!”. Tanıdık bir söylem mi? Eh o zaman tabi maaş falan da yetişmiyor. Ama ciddiyetle söylüyoruz ki: hayatında ilk defa boğazı görmüş, eline verdiğiniz A3 kağıt ve kurşun kalemi ‘eve götürebilir miyim?’ diye soran bir çocuğa sanatın kavramından derdinden öte anlatacak başka şeyleriniz olmalı. Mekan, müze, sanat yapıtı denen karşısında duran ‘şey’, ona bakmak, hissetmek –kolay kolay öğretilemez- ilişki kurmak… ‘Kağıdı götürürsün buraya bak! Kompozisyon…’ demekle olmuyor… Ama umutsuz değil. Değişiyor…

Sanat galerilerinde sergi gezmenin ücretsiz olduğunu bilmeyen, duyduğunda şaşıran çevremizdeki insanları suçlayıp ayıplayamazsınız. Aramızda kaç kişi sanat sergisine 15 yaşından önce gitti ki? Eğer şanslıysanız, meraklı ve eğitimli bir aileniz varsa, orta halliden hallice ebeveynlere sahipseniz bu ihtimal biraz daha fazla… Ama… Bizim çocuklarımız değil tabi… Onlar konsere de gidecek, festivale de, bienale de… 24 yaşlarından önce bira içemeseler de…

Anlamak zorunda değiliz. Sanat dediğiniz şey anlatmak zorunda değil zaten. Alkolle de bir alakası yok. Sanatçının kocaman bir derdi anlatmak gibi bir sıkıntısı da yok çoğu zaman. Alkolle de problemi olmayabilir. Bir çeşit karşılıklı tatmin ve meditasyon durumu. Kendinizi ancak evinizde alkole verebilirsiniz. 18 yaşınızı geçtinizse alkolünüzü alıp, MoMa’nın falan web sitesine girip, biraz ICA sayfasına, Gagosian’a girip sanat izleyebilir kendi açılışınızı yapabilirsiniz. Hatta sarhoş bile olabilirsiniz. Hem istemezseniz metin de tutuşturamaz kimse elinize…

Açılışta 5 çayına ne dersiniz?

written by

The author didn‘t add any Information to his profile yet.
Related Posts

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>