Eğlenmek politikaya dahildir

Serginin bütünü için konuşmak gerekirse, tek tek durumlar ve jestlerin arkasında, bu sefer olgulaşmakta olan birisinin değişmekte olan izlenimleri üzerinden günlük hayatın eleştirisine ve bunun politikasına tanık oluyoruz.

Çünkü ancak daha zayıf, daha dağınık olan kimse bir şeyi bitirmekten kıyas kabul etmez bir sevinç duyar.
Walter Benjamin.

Nazım Hikmet Richard Dikbaş’ın ikinci kişisel sergisi, Yeni Eğlenme ve Dinlenme Biçimleri 28 Ocak’ta Galeri Non’da açıldı ve 12 Mart’a kadar izlenebilir. Yazının burasında bahsedilmesi gerekenlere Galeri Non’un internet mekanından bakılabilirsiniz.

Nazım Hikmet Richard Dikbaş’ın kısa özgeçmişinde notları düşülen grup ya da ortak sergilerden hemen sonra gelen Henüz İyi Yönlerimi Görmediniz (20 Şubat – 21 Mart 2009) sergisi, kişisel olarak durduğu yeri anlatırken, aynı zamanda bir vaatte bulunuyordu. Bu, birinci tekil şahıstan konuşan, bulunduğu yerden hem kişisel hem de toplumsal nedenlerle emin olamayan, ancak bu tereddüt üzerinden bizlerle ilişki kuran bireyin tamamlanmamış macerası üzerine kurgulanmış kayıp bir vaatti. Çünkü bu haliyle bizi geleceğe davet ediyor, kendisiyle kurduğumuz ilişkinin sürekliliğini ümit ediyordu. Söz konusu vaat bir yönüyle de bütün toplumsal ilişkilerin gerçekleşmeyen yönüne işaret ediyor, birey ve toplum arasında tek taraflı kontratı bize kendisi üzerinden duyurmaya çalışıyordu. Buradaki düz anlam, sergi ve sanatçının kurgusunda bizleri yeni bir analojiye davet ediyordu. Bu tavrın anlaşılması ve berraklaşması ikinci kişisel sergi ile devam ediyor, Brechtyan diyebileceğimiz bir estetik anlayış, bizleri günlük hayatın içersinden alınmış jestler ve parodilerle incelikleri farketmeye çağırıyor.

Bu ikinci kişisel sergi Yeni Eğlenme ve Dinlenme Biçimleri, yine izleyiciyle birinci tekil şahıstan konuşan ancak tamamlanmamışlık duygusundaki teredütten vazgeçmiş bir ifadeyle karşımıza çıkıyor. Sergiyi, resim resim, iş iş çözümlemek derdinde değilim; böyle bir niyetim olsa da bunun başarılacak bir görev olmadığının da farkındayım. Bu yüzden serginin ve Nazım Hikmet Richard Dikbaş’ın bana düşündürttüğü bu kurguya neden olan izlenimleri açmaya çalışacağım.

Sanatçının Açık Radyo’daki röportajında Extramücadele’nin duvara yazdığı metini kıskandığı için yazdığını söylediği metin, bizleri üç başlıkta karşıtlıklar üzerine kurulu bir şakayla sergiye davet ediyor. Günlük hayattan rastgele ifadeleriyle sigara paketinden az küçük portreler, oldukları halleriyle kabul edilmiş ve çerçevelenmiş tamamlanmamışlık jestleri olarak önümüze diziliyor, söylendikleri an anlamlı görünen boş sözlerle birlikte egonun şişmiş komedisini bizlere gösteriyorlar. İlk yedi portreden sonra gelen portreler ve bulunmuş resimlerin seslendimesi diyeceğim kısımda, ironi dozu azalıyor ancak bu biricik hallerin sıradanlığına duyulan şaşkınlığı izliyoruz.

Beni Çok İhmal Ettiniz..., kağıt üzerine mürekkep, 10.5x12.5 cm, 2011

Bu noktada açmam gerekli bir parantez var, sergi isminin altına gelen ve onu açıklıyormuş gibi duran metin sergi ismiyle birleşerek aslında dünyanın en uzun sergi ismi olarak anılmaya değer. Metinde verili karşıtlıklar, olgunlaşmayla birlikte gelen bütünü görme çabasını anlatırken, sergi içersinde bir adım sonrasında başınıza geleceklere tam ters yönü işaret ediyor. Tamamlanmış ve tamamlanmamış kavramlarını altan alta düşünerek ilerlediğinizde sürpriz sizi üst katta bekliyor: Çalışma notları ya da eskizlerden oluştuğu izlenimi veren köşede bulunmuş ya da bu iş için biraraya  getirilmiş eski tarihli antetli kağıtların üzerinde araya sıkıştırılmış gibi duran çok güzel işler size göz kırpıyor ve ‘Ben yeniyim ama galiba eskiden de böyleydim’ diyorlar.

Serginin bütünü için konuşmak gerekirse, tek tek durumlar ve jestlerin arkasında, bu sefer olgulaşmakta olan birisinin değişmekte olan izlenimleri üzerinden günlük hayatın eleştirisine ve bunun politikasına tanık oluyoruz. Çizgi romana benzeyen kareler bu noktada jesti tamamlıyor ve Nazım Hikmet Richard Dikbaş, sıradan saçmalıkların arkasına saklanan gerçekliği, yine kendisinin yaşadığı bir maceraymış gibi yaparak önümüze seriyor.

Sergi uzun sayılacak bir zaman asılı kalacak. Bunun rehavetiyle geç kalmamanızı ve bu eğlenceyi ıskalamamanızı tavsiye ederim. Ayrıca sürenin uzunluğunun galerinin bu sergiye olan inancını gösterdiğini düşünüyorum. Bunu değişik zamanlarda tekrar izleme, eğlenme fırsatı olarak da düşünebiliriz tabi ki. Bunu söylemezsem şişeceğim: unutmayınız eğlenmek polikaya dahildir!

written by

The author didn‘t add any Information to his profile yet.
Related Posts

One Response to "Eğlenmek politikaya dahildir"

  1. Tweets that mention Eğlenmek politikaya dahildir -- Topsy.com says:

    [...] This post was mentioned on Twitter by Galeri NON, Grizine. Grizine said: Eğlenmek politikaya dahildir! http://ow.ly/40uxM [...]

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>