Sevgililer Günü kakası

Sevgiliniz mi var? Sevgililer Günü için ne hediye alacağınızı bilemiyor musunuz? Artık “bu tüketim kültürü yüzünden hediye almaktan bıktım” diyenlerden olup itiraf edemeyenlerden misiniz?

Eğer ki karnınız toksa, işleriniz idare ediyorsa, sağlığınız yerinde ise hayatınızın en büyük sorunu: İlişkiniz. Olsa bir dert, olmasa başka bir dert. Olmadığı zamanlar; eğlenceli, ah keşkeli, hüzünlü, takıntılı, beklemeli…  Ziplenmiş ilişkiler, tek gecelik muhabbetler, “bekar erkeklerin evinde” bulunmalar, bekar olmanın dayanılmaz hafiflikleri…

Takıl yani, takmıyor belli: Tanışılır. Hoş sohbet, muhabbet derken birkaç gün içinde hop bir anda “kucak”ta bulursun kendini. “İşte aradığımı buldum galiba” cümleleri… Heyecan, heves… “Mı acaba?”, derken konuşma yapmak için doğrulan karşı taraf. O anda kaçacak delik aramaya başlayabilirsiniz. Konuşmanın içeriğinde genelde hepimizin tahmin ettiği: “Ciddi bir ilişkiye hazır değilim”, “Beklentilerin neler?”, “Sevgilimden yeni ayrıldım”, “Bir ilişki için çok yoğunum, bebeğim”  gibi tuhaf başlıklar oluyor. Ürperdiniz değil mi? Ama bu monoloğa mahsur kalan karşı taraf kafaya takmaya başlar: Acaba eski sevgilisinden mi? Acaba istiyor da korkuyor mu? Tüm acabalarınızın yanıtı: Takmıyor belli!

Gidilebilir:
Seni Görmem İmkansız @ Canlı Karfa – 14 Şubat,
Kim ki o @ Nublu – 15 Şubat,
Luo Qing @ Sanatorium

illüstrasyon: ada tuncer adatuncer.tumblr.com

Çivi çiviyi söker mi?: Takmıyor belli kısmını içimize sindirdiniz ama içinizde kalan bir heves var hala. Hop atıyorsunuz kendinizi ilk sosyal ortama. Süreç dedik ya, öyle kolay olmuyor takıl yaniler. Fonda hep o. Artık siz bile sıkıldınız! “Yeter” diye bir çığlık kulaklarınızda o sırada orada duran tipi de fena olmayan bir genç kadın/erkek! Egonuzu yeniden şahlandıracak kişi o mu acaba. Tanışılır. İlla ki. Telefon numarası, email, facebook, gtalk, msn içlerinden seçip bir tanesini verirsin. İletişim hiç bu kadar kolay olmamıştı. “Buluşalım” kısmına da rahatlıkla geçersin. İçinde bir “hadi bakalım”… O gün gelir, kişi bir anda “biz 4 kişiyiz, sen de gel” der. Hoppa! Olsun, toplum içinde tanımak da güzel. Sen de çeteni toplarsın haliyle. Gece öyle bir gelişir ki 10 kişi erkek tarafından 10 kişi kız tarafından. Kimse kimseyi tanımaz ama  afacanlıktan haberdarlardır. “Fena değilmiş”, “ Bu sana olmaz”, “ Arkadaşının kulağına senin hakkında bir şey söylüyor”, “Nasıl buldun?”. Nasıl bulabilirsin ki? Ortalık düğün alayına dönmüş. Yüzükler mi çıkacak? Neler oluyor? Hadi ilk buluşma parti havasındaydı dersin. Hatta partiye coşku bile verip, bir de öpüşürsün. O kadar seyircimiz var, değil mi? Ya sonra kişi hep 10 kişiden az buluşmak istemezse? Kafanızda değişik fantezileri olacağı konusunda şüpheler oluşmaya başlamaz mı?

Gidilebilir:
Alain De Botton : “Aşk, İş, Felsefe, Seyahat” @ SalonIKSV – 15 Şubat,
Gevende @ Ghetto – 17 Şubat,
Nazım H. R. Dikbaş // Yeni Eğlenme ve Dinlenme Biçimleri @ Galeri NON

Bir ihtimal daha var: Tanıştık. Arayıştayız. Çok ince, çok zarif, çok düşünceli, çok flörtöz. Yemekler, elele tutuşmalar, masajlar, yardımlar, kapı açmalar, davetlere birlikte gitmeler, kıkırdaşmalar…  Hoşunuza gitti mi? Ama -hep bir “ama” vardır- olmayan, eksik bir şey var. Cinsellik! İlk birkaç ay içinde bunun eksikliğini hissetmedik, diyelim. Buluşup araşmalar da çok sıklıkta değil. Sonra bir gün gene buluşup güzel bir gece geçirmişsiniz. Artık bu kadar konuşmak, kıkırdaşmak yeter diyerek eve gelmişsiniz. Romantizm rüzgarları esiyor. Umutluyuz. Yuvarlanmaya da başlamışsınız.  Oh! Beklenilen an! Birden: “Yarın çok işim var, ben gidiyorum”. Arkasından gelen kafanızdaki sorular zinciri: “Ben de mi sorun?”, “Çekici mi değilim?”, “Cinsellikten mi hoşlanmıyor?”, “Korkuları mı var?”. Tüm bu sorulara rağmen arada çıkmaya devam edersiniz. Çünkü onun dışında yaşananlar güzeldir. Zaten sevgili sıfatına da geçememiş hep flörtte kalmışsınızdır. Bir umuttur yaşatan insanı..  İhtimalinizdir. Bir çok ihtimalinizin yanında..  Ama ihtimaller sonsuza kadar var olmazlar. Bir gün giderler….

Gidilebilir:
Tilt @ Kumbaracı 50 – 15 Şubat,
Elif Çağlar @ Ghetto – 16 Şubat,
İrem Tok // Gözden Kayıp – Outlet Galeri

Zipcan: Kadın adamla tanışır. Bir “one night stand” edası taşıyan tanışmanın ertesi günü adam elinde market torbaları ile gelir. Yemek yapar, kadının mutfağını işgal eder. Eve ekmek getirir. Bir ertesi gün beraber uyandıkları yataktan kalkan kadına; “Akşam kaçta biter işin, kaç gibi gelirsin?” diye sorar. Bu daha 3. Gündür. 4. Gün kadın adamın gömleğinden, pantolonundan şikayet eder, sakalını kesmesini söyler. Adam hepsini değiştirir. 5. Gün adam “Artık dayanamıyorum bu ilişkiye!” deyip hiddetle çarpar kapıyı, kadın bakakalır. Geçmiş olsun! Ziplenmiş ilişkiniz bitti. Ertesi gün arkadaşlarına şöyle anlatacaktır “10 yıllık ilişkim bitmiş gibi. Çok derin depresyondayım”. Gülüşmeler…

Gidilebilir:
Kolektifistanbul @ CRR – 14 Şubat,
Güzel Şeyler Bizim Tarafta @ KREK – 16/17/18/19 Şubat,
Seçil Erel // Şimdiki Basit Zaman @ CDA Projects

illüstrasyon: ada tuncer adatuncer.tumblr.com

İlişkide regl etkisi: Adam işine gücüne bakmakta, kadını cici cici sevmektedir. Yoğun iş temposu yanında kadınla birlikte yemek yapmak, yemek, film izlemek gibi aktivitelerde bir araya gelir. Adam kafası meşgul bir adam olduğundan ve kadın o sıra regl öncesi işsiz güçsüz dönemlerini sürdüğünden, kadın takar adama. Bir gece, ansızın patlar. Ağlama krizine girer, sabaha kadar susmaz. Banyoda yüzünü yıkarken aynaya bakıp ne kadar güzel gözüktüğünü düşünmektedir. Ertesi gün “büyük suçlu” adama bir şey demeden, kahvaltı önerisini reddedip ardına bile bakmadan evi terkeder. “Arkadaş” oldukları adamla sonraki ilk telefon konuşmalarında yine regl dönemi gelmiştir.

Adam: “Naber?”

Kadın: “Fena değil. Karnım ağrıyo.”

Adam: “Ha regl misin? Neyse sonra ararım ben seni…” Kaçış…

Gidilebilir:
Korku Tüneli @ ikincikat – 17 Şubat,
Replikas @ İstanbul Live, 18 Şubat,
HİKİKOMORİ “Disiplinlerarası ‘Çizgisel’ Yaklaşımlar” @ Piha Kollektif Sanat

Hikayeler uzar gider. Kesin sizde de Woody Allen filmleri ya da karakterleri değilse de onlar kadar absürd birsürü hikaye vardır. Karakterler siz, biz, hepimiz.

Sevgililer günümüz kaka olsun, bekarlık sultanlık olsun…

* Bu yazıdaki tüm görseller Ada Tuncer‘e aittir…

written by

The author didn‘t add any Information to his profile yet.
Related Posts

One Response to "Sevgililer Günü kakası"

  1. Tweets that mention Sevgililer Günü kakası -- Topsy.com says:

    [...] This post was mentioned on Twitter by Ayca and Papatya Tıraşın, Grizine. Grizine said: Bekar olmanın dayanılmaz hafiflikleri http://ow.ly/3VTUb [...]

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>