Dikkatleri üzerine çeken sarı devekuşu: Alex Schaaf

Wisconsin doğumlu, New York yerleşik genç müzisyen Alex Schaaf’ın solo projesi Yellow Ostrich, geçtiğimiz senenin ikinci yarısında yayımladığı üç EP ile Birleşik Devletler’in bağımsızcıları arasında kendine yer edindi.

Schaaf, koro ve acapella geçmişi olan bir müzisyen. Geçtiğimiz Ağustos ayında Bandcamp’deki sayfası üzerinden downloada sunduğu Fade Cave EP’sindeki kayıtlarda karşımıza çıkan loop vokaller bu geçmişin bir uzantısı niteliğinde. Bu EP’de vokallerine eşlik eden tek enstrüman ise drum machine. Yine aynı dönemde, “canı sıkıldığı için” hayranı olduğu Morgan Freeman’ın Wikipedia sayfasından esinlenerek 3 günde kaydettiği The Morgan Freeman EP’si sanatçımızın Yellow Ostrich projesine yaklaşımını izah etmekte yol gösterici olabilir. EP’de yer alan kayıtların bazılarının başlıkları ise şöyle: Morgan Freeman’s Early Life, Morgan Freeman’s Automobile Accident, What Is Morgan Doing Now?

New York’un, Wisconsin’e nazaran “biraz” daha büyük ve farklı bir kent olmasından mütevellit, Alex Schaaf’ın etkilendiği çevresel faktörlerin sayısında artış yaşanır. 2010’un Şubat-Mayıs döneminde kaydettiği kayıtları esasen 2011’in hemen başında yayımlamayı planlarken ani bir kararla Ekim ayında The Mistress EP başlığıyla bu kayıtları Bandcamp sayfasına yükler. Yalnız bu sefer durumlar biraz daha farklıdır:

Öncelikle Schaaf; solo devam eden müzik hayatına yakın arkadaşı, biricik davulcusu Alex Bunke’ı dahil eder. The Mistress’daki davul kayıtları, büyük ve boş bir sinema salonunda “organik” olarak kaydedilir. Bu albüme dahil ettiği gitar ise, hemen açılıştaki I Think U Are Great’in ilk saniyelerinde dinleyenleri karşılar. Ve birkaç ay öncesine göre önemli bir farklılık daha vardır: The Mistress’ın fiziki bir kimliği de vardır. Yellow Ostrich ismi, projenin Bandcamp sayfasından sonra Afternoon Records’un bastığı 500 adet CD’de boy gösterir.

Alex Schaaf’ın vokal harmonileri, bünyede ister istemez bir doo-wop etkisi bırakıyor. Ancak loop vokaller, dinleyenlerde mutlaka “canlı performanslarda bu iş nasıl olacak” sorusunu uyandıracaktır. Schaaf bunun çözümünü bulmuş. La Blogotheque’in A Take Away Show’u için kaydedilen performansta 5 kişi vokallere yardımcı oluyor.

Wisconsin deyince insanın aklına ilk olarak Bon Iver geliyor. “Acaba?” diye düşünmenize gerek yok. Evet. Bon Iver, Schaaf’ın favori gruplarından biri. Grubun gitarisi Michael Noyce, Alex’in okul arkadaşı. Hatta Alex, bir gün kendisine “Bon Iver’ı hiç duydun mu?” şeklinde sorduğunda Noyce’un yanıtı anlamlıdır: “Evet, gitarist olarak kendileriyle turneye çıkıyorum.”

Yukarıda, The Mistress’ı Yellow Ostrich’in öne çıkan albümü gibi göstermiş olmak istemem. The Morgan Freeman EP’sinin mizahi tarafı bir yana, Schaaf; Morgan Freeman’a ne kadar hayran olduğunu buradaki sound’uyla açıkça gösteriyor.  Kayıtlar, The Mistress kadar organik ve kullanılan enstrümanlar oradaki kadar zengin(!) olmasa da Morgan Freeman’s Early Life’daki enerjik başlangıç ve Morgan Freeman’s Automobile Accident’daki hüzün, albümün otobiyografik akışına başarılı bir şekilde eşlik ediyor. Nacizane fikrim; albümün biraz mizahi, biraz enteresan havası en net What Is Morgan Doing Now’da ortaya çıkıyor. Fade Cave EP’sinin açılışındaki 6 dakikalık Bread ise tarifi zor bir kayıt.

Yazının başında Alex Schaaf’ın New York yerleşik olduğundan bahsetmiştim. Kendisinin yakın zamanda Brooklyn’e taşındığını belirtmekte de fayda var. Zira Brooklyn Indie havası kendisini bir hayli etkilemiş olacak ki Sharon Van Etten ve The National gibi 2 önemli Brooklyn çıkışlı ismin kayıtlarını yorumlamış Alex Schaaf. The National’ın yüksek tempoda akan kaydı Fake Empire’ı nasıl uysallaştırdığını aşağıda dinleyebilirsiniz.

2011 yılında bu gence biraz dikkat etmekte fayda görüyorum.

written by

Burutay Yalçın, 1982’nin Eylül’ünde İstanbul’da doğdu. 2005 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünü bitirmeden hemen önce bu mesleğin kendisine göre olmadığını farketti. Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf Kulübü’nde büyüdü, serpildi, yöneticilik yaptı. Ancak diğer taraftan okumaya doymadığından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Mühendislik Yönetimi yüksek lisans eğitimi aldı. Üniversite hayatı boyunca neredeyse tüm Türkiye’yi gezdi. Parası olunca dünyayı da gezeceğine dair büyük sözler verdi kendisine. Henüz sadece Avrupa’da 9 ülke, 30’dan fazla şehir gezdi. Müziği endüstrileştiren gruplar yerine küçük ölçekli, alternatif, bağımsız projeleri ve plak şirketlerini takip etti. İskandinav topraklarını ve müziğini çok sevdi. İzlanda’yı biraz daha fazla sevdi. Valdís Óskarsdóttir’in Country Wedding filmine özendiğinden, beyaz gecelerde rakı masası kurmak ise en büyük hayallerinden biri.
Related Posts

One Response to "Dikkatleri üzerine çeken sarı devekuşu: Alex Schaaf"

  1. Tweets that mention Dikkatleri üzerine çeken sarı devekuşu: Alex Schaaf -- Topsy.com says:

    [...] This post was mentioned on Twitter by burutay, Grizine. Grizine said: Dikkatleri üzerine çeken sarı devekuşu: Alex Schaaf http://ow.ly/3JKmb [...]

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>