Cadılar Bayramı’nın başsız süvarisi: Headless Horseman
Headless Horseman, nam-ı diğer Başsız Süvari, 19. yüzyıl Amerikan yazarı Washington Irving’in The Legend of Sleepy Hollow (Uykulu Kuytu Menkıbesi) isimli kısa hikayesinin kahramınıdır. Birmingham’da yazılıp ilk olarak 1820’de yayımlanan hikayenin kahramanlarından Headless Horseman, bir Alman askerinin hayaleti olduğu düşünülen başsız bir süvaridir. Süvari, Amerikan Bağımsızlık Savaşı esnasında isimsiz bir çatışmada gülle ile vurularak kafasını kaybetmiştir ve kafasını aramak için geceleri savaşın olduğu yere gitmektedir. Ve yine hikayeye göre kahramanımız kendisini, varlıklı bir çiftçinin 18 yaşındaki kız çocuğu olan Katrina Van Tassel’e göstermektedir.*
Günümüze geldiğimizde ise Headless Horseman’a çizgi film ve video oyunlarında rastlıyoruz. Enteresandır ki başsız süvarimiz bu mecralarda hep Halloween döneminde gözüküyor. Bir dönem Türkiye’de yayımlanan çizgi film Scooby Doo’nun 1996 yılına ait Headless Horseman of Halloween bölümünde izleyicilere gözüken Başsız Süvari, yakın zamanda ise ünlü RPG oyunu World of Warcraft’ta yine Halloween’da sezonsal olarak belirir.
Pensilvanya, Allentown aktarmalı olarak New York çıkışlı diyebileceğimiz Conner O’Neill ve Fareed Sajan’ın biricik projesi Headless Horseman için icra ettikleri müzik dikkate alındığında yerinde bir isim seçimi olmuş diyebiliriz. Belirli bir düzen içerisinde ilerlemeyen soundları, keskin iniş-çıkışları, gizemli vokalleri ile kimi zaman sıkışmışlık ve karanlık içerisinde nefes darlığına sebebiyet verirken dinleyenleri birden uçsuz bucaksız bir okyanus manzarasıyla buluşturabiliyor. Yaptıkları müzik için myspace sayfalarında big beat ve pop tanımlarını kullansalar da ikiliyi kategorize etmek o kadar kolay değil. İkilinin bandcamp sayfasındaki etiketlerini de dikkate alırsak kayıtları dinlenemeden önce kafanızda birşeyler şekillenebilir: baritone, ukulele, big beat, glitch, glockenspiel, hi-fi, icelandic folk music (arada tuhaf kaçsa da kesinlikle doğru bir yakıştırma), lo-fi new york, percussion, pitch-shifting, pop, reverb, surf.
Grup sadece yaptıkları müzikle bu gizemli ve masalsı süvari Headless Horseman ismini haketmiyor. Basın bültenlerinde kullandıkları fotoğrata O’Neill ve Sajan, perili bir köşkün sadık evsahipleri tadında kendilerini gösteriyorlar. Grupla ilgili bilgi almak için myspace sayfalarını ziyaret ettiğinizde ise alaycı bir şekilde pembe bir sayfayla sizi karşılıyorlar. Müzikleriyle burada tanışacağınızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Zira myspace sayfalarındaki 3 kaydın isimleri şu şekilde: this is not our band, this is not our web site ve headlesshorseman.bandcamp.com. Belirtildiği gibi grubun bandcamp sayfasını ziyaret ettiğiniz takdirde 31 Ekim’de 5songs ismiyle bandcamp üzerinden yayımladıkları EP’yi dinleme fırsatı bulabilirsiniz.
EP’de yer alan kayıtların isimleri de şu ana kadar yazdıklarım doğrultusunda sizleri şaşırtmayacaktır. Ancak bu 5 kaydı dinlediğinizde olan ve biteni idrak edebilmek adına başa dönme ihtiyacı hissedeceksiniz. Headless Horseman gibi 19 yüzyıl masalsı bir kahraman ismiyle çıkıp sizinle dalga geçen bir myspace sayfasından sonra dinleyeceğiniz 5songs EP’siyle sert bir darbe almanız kuvvetle muhtemel. Açılış, Wavlngth ile EP’nin geneline nazaran yüksek bir tempoda yapılıyor. Kegan Hollister destekli Swansong ile buğulanan ortamda, Demansong ve onun devamı niteliğinde SH8KR ile göz gözü görmüyor. Kapanıştaki Growing ise herşeyin henüz bir başlangıç olduğunu gösterircesine şu ana kadarki gizemli ve dumanlı ortamı bir nebze olsun dağıtmaya çalışıyor.
Headless Horseman -SH8KR by Tender Age
Öğrenebildiğim kadarıyla O’Neill ve Sajan, Ocak ayında twosyllable etiketiyle bir 7” çıkarmayı planlıyorlar. Headless Horseman, asırlardır aradığı kafasını bu 7” ile bulacak gibi gözüküyor.
Bu arada yazının başında belirttiğim gibi Türkçe’ye Uykulu Kuytu Menkıbesi adıyla çevrilen hikayenin çevirisi Cumhuriyet döneminin önemli yazarlarından Cevat Şakir Kabaağaçlı’ya yani Halikarnas Balıkçısı’na ait. Uykulu Kuytu Menkıbesi için Ferit Edgü’nün yazdığı kapak yazısı, sanırım Headless Horseman’ı biraz daha ilgi çekici kılıyor.
“Tarıma bağlı tüm topluluklar söylenceler üretir. Çoğu kez bu söylenceler şaşılası benzerlikler gösterir. ‘Kesikbaş’ bu söylencelerden biridir. Amerika’da olsun, İskoçya’da olsun, Fransa ya da Türkiye’de olsun, tarım kesiminde yaratılan bu söylence, öykü olarak, beş aşağı on yukarı aynıdır. Onu ayrı kılan, içinden çıktığı topluluğun özellikleridir. Çünkü bir söylence, yalnızca bir söylence olarak kaldığında, gerçeklikle örtüşmez. Örtüşemez. Ama bir söylencenin çevresinde oluşturulan öykü (bunun için, ister istemez bir yazar gerekir) o söylencenin ortaya çıktığı nesnel koşulları gözler önüne serebilir.
Washington Irving’in elinizde tuttuğunuz uzun öyküsü, bu tür metinlerden biri.
Ama öyküyü ilginç kılan bir başka nokta var: Çevirmenin Halikarnas Balıkçısı olması.”
Ferit Edgü
* (Kaynak: Wikipedia)



[...] This post was mentioned on Twitter by burutay, Grizine. Grizine said: Cadılar Bayramı'nın başsız süvarisi: Headless Horseman http://ow.ly/3615b [...]