Manchester’ın yağmurunu İstanbul’a taşıyan trio: I Am Kloot

İstanbul’a tekrar geleceklerini duyduğumda “keşke başka birşey isteseymişim” dediğim bir etkinlikti I Am Kloot konseri. Zira, Haziran ayında son stüdyo albümleri Sky At Night‘ı yayımladıklarında, Manchesterlı üçlüyü 2007′de İKSV’nin organize ettiği Come Together etkinliğinde Elbow ile birlikte dinlediğimi hatırladım. Hatırlamakla kalmayıp, “Tekrar gelseler de buralar Manchester koksa” gibi naçizane bir istekte bulundum.

I Am Kloot, 9 Ekim gecesi mütevazi bir mekanda, BronxPi‘de sahne aldı.  Konserden 10 dakika kadar önce sahneye 23 şarkıdan oluşan setlist konulduğunda başlangıcın Sky At Night’tan Northern Skies‘la olması şaşırtıcı değildi. Bu şarkının hemen ardından İstanbul’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten John Bramwell, grubu tanıtırken seyircinin farkındalığı karşısında önce şaşırdı, sonra teşekkür etti.

Britanya’nın pek ön planda olmayan ancak yetenekli müzisyeni Bramwell, İstanbul’un ve Manchester’ın hava durumuna gayet uygun bir parçayla, Morning Rain‘le devam etti. Sohbet ettiği bir kuşa ithafen yazdığı Hey Little Bird‘den hemen sonra bizlerin gayet aşina olduğu To You geldi. Someone Like You‘yu takiben yaptığı giriş ise muhtemelen Bronx’ta bulunan herkesin dinlemek için sabırla beklediği From Your Favorite Sky‘a aitti.  Şahsen, dinlemeden o salondan çıkmayacağım  tek kayıt Proof‘tu. Tabi ki beklenen oldu ve John Bramwell’in Darkstar ve I Still Do sololarından sonra performansın son bölümde Proof geldi.

John Bramwell, konser boyunca fırsat buldukça seyirciyle diyalog kurdu. İstanbul’a 2.kez gelmekten duyduğu memnuniyeti üzerine basa basa dile getirdi. Seyirciyi hiç üzmedi. Listesiyle, kendilerini The Notwist‘e tercih edenleri mutlu etti. Bir ara sahneye fırlayarak kendisinin boynuna sarılıp kulağına birşeyler söyleyen bayan arkadaşı dinledi, sahneden inmesine üzüldü. Kendisinin seyirciyle olan en tuhaf diyaloğu ise Cuckoo‘yu çaldıktan sonra hemen yanımdaki gencin “kuku”dan yola çıkarak şarkının isminin Türkçe’de “pussy”ye de çekilebileceğini ifade etmesiydi. Bramwell’in epey hoşuna gitti bu benzetme…

Özetle; I Am Kloot, Manchester’ın alternatif müzikte ne kadar önemli bir şehir olduğunu 2007′den sonra bir kez daha gösterdi.  Bunu bir de 2006′da Morrissey gerçekleştirmişti.

written by

Burutay Yalçın, 1982’nin Eylül’ünde İstanbul’da doğdu. 2005 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünü bitirmeden hemen önce bu mesleğin kendisine göre olmadığını farketti. Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf Kulübü’nde büyüdü, serpildi, yöneticilik yaptı. Ancak diğer taraftan okumaya doymadığından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Mühendislik Yönetimi yüksek lisans eğitimi aldı. Üniversite hayatı boyunca neredeyse tüm Türkiye’yi gezdi. Parası olunca dünyayı da gezeceğine dair büyük sözler verdi kendisine. Henüz sadece Avrupa’da 9 ülke, 30’dan fazla şehir gezdi. Müziği endüstrileştiren gruplar yerine küçük ölçekli, alternatif, bağımsız projeleri ve plak şirketlerini takip etti. İskandinav topraklarını ve müziğini çok sevdi. İzlanda’yı biraz daha fazla sevdi. Valdís Óskarsdóttir’in Country Wedding filmine özendiğinden, beyaz gecelerde rakı masası kurmak ise en büyük hayallerinden biri.
Related Posts

One Response to "Manchester’ın yağmurunu İstanbul’a taşıyan trio: I Am Kloot"

  1. Tweets that mention Manchester’ın yağmurunu İstanbul’a taşıyan trio: I Am Kloot -- Topsy.com says:

    [...] This post was mentioned on Twitter by burutay, Grizine. Grizine said: Manchester’ın yağmurunu İstanbul’a taşıyan trio: I Am Kloot http://ow.ly/2TFkR [...]

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>