Modern Türkiye’den yaşam manzaraları
George Georgiou ’61 Londra doğumlu bir fotoğraf sanatçısı. 6 yıl çeşitli Balkan ülkelerinde yaşadıktan sonra, son 5 yıldır Türkiye’de yaşamaya başladı. Ağırlıklı olarak Balkan ülkeleri, Doğu avrupa ve Türkiye’deki kent oluşumlarını, yaşantıları ve politik durumların yaşantıya nasıl yansıdığını fotoğraflıyor.
Bahsedeceğim proje, Türkiye’nin modernleşme yönündeki aceleci, koşturan yapısına ve kent oluşumuna, laik ve modern arasında çıkan gerginliğe ve ilgisiz yabancılaşmaya deklanşörü ile parmak basıyor. Türkiye’nin bu konular ekseninde fotoğraflanması Doğu ile Batı arasında geleneksel köprü oluşturmasından dolayı, böyle bir vizyon için mantıklı bir seçim gibi görünüyordu.
Yavaşça ortaya çıkan proje, sürekli dalga geçtiğimiz, andığımız, yakındığımız konuları düşününce içinde yaşadığımız ortamın güzel bir analizi haline dönüşüyor: Sardalya gibi dizildiğimiz minibüsler ve kendisini yolun efendisi zanneden minibüs şoförleri, gökdelenler arasında küçüldükçe küçülen seyyar satıcılar, çevresinde bir ağaç bile ekilmemiş peyzajdan yoksun yepyeni “sadece bir saat uzaklıkta”ki bize yepyeni hayat sunduğunu iddia eden siteler, her bulunan ufak boş alana lego gibi monte edilen camiler, yollara dökülen elektrik telleri, çoğu zaman şansa yaşadığımızı hatırlatıyorlar. Bir arkadaşımın dediği gibi “İstanbul’da yaşayabiliyorsan, Avrupa4nın her kentinde hiç zorlanmadan hayatına devam edebilirsin.”
Lafı daha fazla uzatmanın pek manası yok, aşağıdaki fotoğraflara bakıp kendi yorumlarınızı yapabilirsiniz.
Galeri:
(via – lens)


























Leave a Reply
Want to join the discussion?Feel free to contribute!