Sevim Sancaktar “Transformer”

C.A.M Galeri, Nişantaşı,  Sevim Sancaktar‘ı ilk solo sergisiyle mekânında ağırlıyor.”Transformer” adlı sergisi, ölüm tehlikesi gibi korkutucu bir durumun ardında neşeli resimleri çıkardı karşımıza. Sevim Sancaktar ile yaptığımız söyleşide sergi ile ilgili detayları, sanatçının çalışma sürecini ve gelecek projeleri hakkında konuştuk. Sergiyi merak ederseniz, 07 Mart’a kadar C.A.M Galeri Nişantaşı’nda sizi beklemekte.

REC Collective,  fotoğraf ve film alanlarında işler üreten, Melisa Önel, Selim Süme, Serkan Taycan ve Sevim Sancaktar‘ın kurduğu bir kolektif/inisiyatif. Fotoğraf ve film alanında işler üretiyorlar. Periyodik olarak çeşitli projeler üretmeyi planlıyorlar. “Bu bazen bir kitap yayını, bazen bir sergi ya da atölye çalışması olabilir” diyorlar. Şu an bir mekan projesi üstüne çalışmaktalar ve seminer ya da sergileri bu mekanda yapmak ve mekanın da sinerjisini bu üretim sürecine dahil etmek istekmekteler.

İlk proje olarak Transformer sergisinin kitabını yayınladılar. Aslında bu kolektifin kuruluşu ve sergi çok paralel bir zamana denk gelmesinden kaynaklanıyor, bunu belirtmek lazım.

Serginin kitabı ise Studiodosis ve REC Collective ortak çalışması. Serginin tipolojisine uygun tasarlanmış bu kitabı C.A.M. Galeri de bulabilirsiniz, biz çok beğendik.

Sevim Sancaktar’ın kişisel web sitesinden ise projelerini takip edebilirsiniz.

Röportaj için yaptığı içerik yardımı ve bu yazıya katkısı için Saliha Yavuz‘a ayrıca çok teşekkür ederiz:)

written by

Yaprak Gültay, 1983'de İzmir'de doğdu, aylardan Kasım'dı, hava yağmurluydu. Hatta adı ilk önce Yağmur'du; ama hüzünlü bulduklarından Yaprak yaptılar adını, zira hep gülmekteydi, hala gülmekte. Gençlik yıllarını şiir okumakla, internette kaybolmakla ve her aktivite ve hobiye atlamakla geçirdi. Ortaokul lise yıllarında bir kaç ülkede değişim programıyla 3-4 ay aile yanında yaşadı, en son bundan 2 sene önce Hindistan Goa sularında 4 ay boyunca yüzdü, gökyüzüne oralardan süzüldü. Lise yıllarından devam edersek, ordan Sabancı Üniversitesinde Görsel İletişim Tasarım bölümüne geçti, hızla mezun oldu, ajanslarda yoruldu. Yaşamına, 3 ortak kurdukları Groar adlı Tasarım Stüdyosunda devam etmekte. Arayüzü tasarımı yapmayı sevmekte, ve mütamadiyen tasarım, tasarım problemleri gibi görsel mevzuular üstüne konuşmakta, düşünmekte. "Kadıköyer" diyebileceğimiz düzeyde Kadıköy'ü sevmekte. Ve kendinden 3.kişi gibi bahsetmenin şizofrenik komikliğine gülmekte. İki adet blogu var : (portfolyo sitesi yakında geliyor) http://tambienincisiva.tumblr.com/ http://www.yaprak-gultay.com/blog
Related Posts

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>