Kapıların Dışında bir rüya…
2007’de ilk kez izlediğimde çok heyecanlanmıştım. Şimdi Kumbaracı 50’nin açılması şerefine bir daha izleme şansımız olduğu için mutluyum. Buyrun 2007’de izlediğim Kapıların Dışında üzerine Radikal Genç’te yayınlanan nacizane yazım… 26 Şubat’ta yangın merdiveni yere değen Kumbaracı 50’de Kapıların Dışında’yı izlemeyi ihmal etmeyin! Keyiflenin…
“Kapıların Dışında” Altıdan Sonra Tiyatro ile birlikte hafızamdan silinmesin istediğim birkaç saat yaşatmış bir oyun. Uzun süredir heyecanlanmayan beni heyecanlandıran, sonunda nefes nefese kaldığım, kalbimin temposunu artıran, sonunda sorduğu soru ile kendimi kötü hissettiren bir tiyatro oyunu…
20. yy edebiyatının önemli isimlerinden Alman yazar Wolfgang Borchert Kapıların Dışında oyununu ölümünden birkaç hafta önce kaleme aldı. Yıkım edebiyatı içinde ismi anılan yazar 2. Dünya Savaşı’ndan geri döndükten sonra bir süre kabarede çalıştı. Goebbels’i bir parodisinde konu ettiği için tutuklandı ve aylarca hapishanede kaldı. Daha sonra tekrar cepheye gönderilen Borchert 1945’te birliği Fransızlara teslim olunca ordudan kaçtı. Bir süre Devlet Tiyatrosunda yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. 1947’de yaşamını yitiren yazarın öldükten bir gün sonra daha önce radyo tiyatrosu olarak yayınlanan ve büyük ses getiren oyunu Kapıların Dışında Hamburg Oda Tiyatrosu tarafından sahnelenerek ilk kez izleyici karşısına çıktı.
Altıdan Sonra Tiyatro Wolfgans Borchert’in yazdığı “Kapıların Dışında” oyununu önce Açık Radyo’da radyo tiyatrosu olarak dinleyicilerle buluşturdu. Oyun bu sezon Behçet Necatigil’in çevirisi ile sahnede vücuda geldi. Oyunu Yiğit Sertdemir yönetiyor. Çoğu Altıdan Sonra Tiyatro oyununda olduğu gibi… Oyun gerçek bir tiyatro oyununun olması gerektiği gibi, oyuncuları, dekoru, müzikleri, kostümleri, yarattığı hava ile tam bir sahne gösterisi. Oyunun başında Beckmann’ın Öteki ile birlikte attığı tiradı başarılı oyunculukla birlikte sizi bir kaç dakikalığına dünyadan uzaklaştırıp, başka bir yere götürmeyi başarıyor. Oyun süresince gittiğiniz yerden gelmiyorsunuz…
Beckmann ve Öteki karakterleri metinde ayrı ayrı yer alırken Yiğit Sertdemir oyunculuğu ile tek bedende buluşmuş. Zaten herkesin içinde bir “öteki” yok mudur ve oyundaki “Öteki” zaten Beckmann’ın ötekisi değil midir?
Savaştan dönen Beckman hayat karşısında yıkıma uğruyor. Öteki ile birlikte hep kapıların arkasında kalıyor. Önce karısını başka bir adamla yatakta görüyor; O’nun gömleğini giymiş bir adam. Kapının dışına çıkıp Elbe’ye gidiyor. Ölmek istiyor. Orada köşede otururken bir kız geliyor…
Ölmek üzere Elbe nehrine giden Beckmann, rüyalara dalıyor ve bir türlü ölemiyor… (!?)
Önce komutana, sonra kabare müdürüne gidip öldürülüyor, ondan önce nehrin kenarındaki kızla gidiyor, kızın savaşa gitmiş ve bir bacağını kaybedip dönmüş kocasına yakalanıyor. En son anne ve babasının yaşadığı, büyüdüğü eve gidiyor. Yoklar… Bayan Kramer onu kovuyor anne babasının ölmüş olduğunu ve 5. Ada’da olduğunu (mezar bölgesi) gülerek anlatıyor. Hepsi tek tek Beckmann’ı öldürüyor. Beckmann kapıların dışında kalıyor. Önceden herkesin sevdiği ve inandığı Tanrı’ya artık kimse inanmıyor. Yeni Tanrı: Ölüm. O da Beckmann’ı almıyor. Beckmann gözlerindeki gaz maskesini, gözlüğünü – savaşta iyi göremeyen askerler hedeflerini iyi görsünler hem de gazdan etkilenmesinler diye verdikleri gaz maskesi gözlük- çıkarıp sakin ve yorgun soruyor: “Neden susuyorsunuz. Konuşsanıza…”
Masklar, kuklalar ile oynanan oyunda Beckmann’ın katillerinin (?!) mask kullanmaması öenli bir ayrıntı. Bilinçli tercih edilmiş bu durum oyun içinde yerine oturuyor ve karşılığını buluyor. Seçilen kostümler, dekorun sade oluşu oyunun başka bir başarılı tarafı. Oyunun müziklerini hazırlayan Onur Kahraman’ı da oyunun atmosferini oluşturmada büyük katkısından dolayı kutlamak gerekiyor.
Oyunda başarılı oyunculukları ile Ebru Gözdaşoğlu, Onur Kahraman, Seda Özen Yürük, Yaman Ömer Erzurumlu ve Yiğit Sertdemir yer alıyor. Tomris İncer sesiyle oyunda Elbe olarak karşımıza çıkıyor. Altıdan Sonra Tiyatro’ya Nihal Kaplangı kostüm tasarımı ile, Curcunabaz’dan Candan Seda Balaban maske kukla tasarım, uygulaması ile, Behçet Necatigil çevirisini kullanmaları için izin veren Ayşe Sarısayın ve oyunda kullanılan resmi yapan Bahar Uyandıran gönülden destek veriyor.
Altıdan Sonra Tiyatro:
1999 yılında, çoğunluğu İTÜ’den mezun mimar ve mühendislerin bir araya gelerek kurduğu bir gruptur Altıdan Sonra Tiyatro. Öğrencilik yıllarında, İTÜ Güzel Sanatlar Bölümü Tiyatro Topluluğu’nda, yirmiyi aşkın oyunda; oyuncu, yönetmen, dekoratör gibi görevler alan grup üyeleri, yedi yıllık geçmişin sonunda oluşan bu ‘üniversite tiyatrosu’ birikimini ‘yarı profesyonel’ bir tiyatro kimliğine dönüştürmek için ilk adımı atar ve böylece grup da yapılanmış olur. Kuruluş amacını; ‘sanat ve bilimin ortasındaki köprüde, yaşadığı çağ ve topluma ileteceklerini sanatsal bir senteze dönüştürmek ve yazdığı özgün eserlerde, üyesi olduğu kuşağın gözüyle geleceği tiyatro eliyle biçimlendirmek’ olarak belirleyen grup, geçen her sene ile birlikte attığı adımlarda, bu amaç doğrultusunda yol almaya çabalamış; amatör tiyatronun samimiyeti ile profesyonel tiyatronun tekniğini aynı potada eritebilmek adına taviz vermeden çalışmalarına devam etmiştir.












Leave a Reply
Want to join the discussion?Feel free to contribute!